Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Olmaz olsun böyle barış"

Son Güncelleme : 16 Nisan 2018 13:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Lafa geldiği zaman barış. Nasıl barış. Gel vur burayı sonra barış de. Olmaz olsun böyle barış"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Global Girişimcilik Kongresi'nde yaptığı konuşmada, ABD'nin Suriye'deki hedefleri vurmasını değerlendirerek, "Tutturdukları tek şey var kimyasal silah kullanıldığı için vurduk. Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz? Konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz? Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü" dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir otelde gerçekleştirilen Global Girişimcilik Kongresi'nde konuştu. Suriye'deki duruma dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye’de yaşananları neyle izah edeceğiz. Suriye’de 7 yıldır bir süreç var. Bu süreç içerisinde bu emperyal güçler acaba Suriye’den ne kadar insanı kendi ülkelerine çekip aldılar. Almadılar. Ama Türkiye 3.5 milyon insanı barındırıyor" dedi.


"Peki onlar ne yaptı?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onlar geldiler kimyasal silah dediler vurdular. O çocuklar bize geliyor. O çocukların ne halde olduğunu ben görüyorum. Diğerleri görmüyor. Tutturdukları tek şey var kimyasal silah kullanıldığı için vurduk. Niye sadece kimyasal silahı değerlendiriyorsunuz, konvansiyonel silahı niye değerlendirmiyorsunuz. Kimyasal silahla 1 kişi öldüyse konvansiyonel silahla 10 öldü. Sadece kimyasal silahlarla öldürülenlere bak böyle adalet olur mu? Bunu birçok kez gündeme getirdiğimiz halde kimsenin umurunda değil. Gelin bu dünyada yeni bir barışın temelini atalım. Böyle rastgele bu ülkelere bombaları yağdırmayalım. Varil bombalarını yağdırmayalım. Bunun bedelini çıkarttığımız zaman bu kadar büyük rakamların kullanıldığı, öbür tarafta sefaletin yüzdüğü dünya reva mıdır? Lafa geldiği zaman barış. Nasıl barış. Gel vur burayı sonra barış de. Olmaz olsun böyle barış. Dürüst olalım, samimi olalım. Biz 31 milyar dolar Türkiye’deki mülteciler için harcama yaptık. Peki dünyadan size bir şey gelmedi mi. Şu anda AB’nin bize verdiği söz var 3 artı 3 milyar avro. Bizim hesaplara gelen rakam 1.850 milyar avro. Diyorlar ki bir o kadar da geliyor. Ben gelene bakarım. Bütün bunlara rağmen biz o mültecileri gelse de gelmese de misafir etmeye devam edeceğiz. Birçok tekliflerimiz oldu. Gelin bizim sınırımızda olur Suriye tarafında olur onlara yeni şehirler kuralım" diye konuştu.

 “Turizmde bu yıl 36 milyonu yakalayabiliriz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, turizmde darbe girişimi nedeniyle yaşanan sıkıntının aşıldığını belirterek, "Bu yıl turizmde beklentimiz çok yüksek. Turist sayısında inanıyorum ki 36 milyonu falan yakalayabiliriz. Şu anda özellikle ciddi manada başka işaretler de geliyor 40 olur diye. Şimdilik 36’ya kenetlendik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Global Girişimcilik Kongresi'ne katıldı. Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin girişimci ruha sahip olduğunu belirterek, “Ülkemizin içinde ve yurt dışında sayısız defa elinde bir çanta ile yola çıkıp 5-10 yıl içinde ciddi cirolara ulaşan işletmeler kurmuş, ticaret ağları oluşturmuş insanlarımıza rastladım. İnsanlarımızın ruhunda zaten var olan bu girişimcilik mayasını doğru yöntemlerle çok daha büyük başarılara dönüştürmemiz gerekiyor. Biz aynı zamanda maalesef her işimizi el yordamıyla yapma, her şeyi sıfırdan inşa etme alışkanlığı olan da bir milletiz. Halbuki dünyada ve milletimizde her konuda olduğu gibi girişimcilik hususuna da ciddi bir birikim var. Bu birikimi değerlendirmeyi öğrenmek mecburiyetindeyiz. Kongremizin bu bakımdan bir milat olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Daha stabil bir gündemde bu dönemi geçirseydik, uluslararası yatırım miktarını üçe katlayabilirdik”
Son 15 yılda 180 milyar dolarlık uluslararası yatırımın Türkiye’ye geldiğini anlatan Erdoğan, “Bu bir güvendir. Bu güven olmamış olsa bu yatırımı siz ülkenize çekemezsiniz. Bu başarının küresel finans krizine, kesintisiz maruz kaldığımız saldırılara, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen elde edildiğinin unutulmaması lazım. Şayet daha stabil bir gündem ile bu dönemi geçirebilmiş olsaydık inanıyorum ki uluslararası yatırım rakamlarını ikiye, üçe katlayabilirdik. Yatırımlar dünyadaki tüm yatırımlar içerisinde bakıyorsunuz örneklemede ilk 10’a giren yatırımlar var. Bunlardan en önemlisi bu yıl sonuna doğru açılışını yapacağımız havalimanımız. Bunu biz mi yaptık, hayır. Biz ufuk açtık. Girişimcilik ruhunu verdiğimiz, girişimcileri teşvik ettiğimiz 5 girişimcimizi bir araya getirmek suretiyle onlar yaptı” şeklinde konuştu.

“Turizmde bu yıl 36 milyonu yakalayabiliriz”
Türkiye’nin ekonomik anlamda yaşadığı büyümeye dikkat çeken Erdoğan, “İhracatımız 36 milyar dolardan 160 milyar dolara, istihdamımız 28.3 milyon kişiye yükseldi. Turist sayımız 13 milyondan 32 milyona, turizm gelirimiz 12.4 milyar dolardan 26.3 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu ara turizmde malum darbe girişimi sebebiyle sıkıntılar yaşadık ama onları da aştık, aşıyoruz. Bu yıl turizmde beklentimiz çok yüksek. Turist sayısında inanıyorum ki 36 milyonu falan yakalayabiliriz. Şu anda özellikle ciddi manada başka işaretler de geliyor 40 olur diye. Şimdilik 36’ya kenetlendik. Döviz rezervlerimiz 17.5 milyar dolardan bir ara 130 milyar dolara kadar çıktı. Son dönemde bu rakam 110 milyar dolar seviyesine özellikle bu darbe girişim ertesinde inmiş seviyede. Bunu tekrar çıkarmaya muktediriz. Ülkemizi özellikle büyütürken kamu mali disiplinini de elden bırakmadık. Kamu borç stokumuzun milli gelirimize oranını yüzde 60 seviyesinden yüzde 8.5’e kadar indirdik. Biz bunlarla yetinebilecek bir ülke değiliz, potansiyelimiz çok daha büyük” diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ciddi bir genç nüfusa ve potansiyele sahip olduğunun altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu genç nüfusu bütün ailelere en az 3 çocuk istiyorum diyorum ülkem için. Çünkü genç dinamik bir nüfusa ihtiyacımız var. Eğer genç bir nüfusa sahip olmazsak dünya yaşlanıyor, yarın biz de yaşlanacağız. Yaşlı bir nüfusla bir yere varmak mümkün değil. Ekonominin temel taşı insandır. Bazen şöyle anlatırlardı; emek, sermaye, yatırım. Tamam da bu anlattıklarının hepsi birbiri ile çelişkili. Bunların hepsinin temelinde insan yatıyor. İnsan varsa emek var, sermaye var, yatırım var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Diğerleri insanın türevi. Yatırımı önce insana yapmamız lazım. Genç nüfusa Türkiye’nin ihtiyacı var. Buradan uluslararası camiaya da mesajımı vermiş oluyorum. İnsandan çekinmeyelim. Girişimciliğin ruhunda da insan var. Girişimci insanları da el ele verip yetiştirmek durumundayız.”


Yatırım ortamının iyileştirilmesi için önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Erdoğan, girişimcilere vergi muafiyetlerinden arsa hibesine kadar geniş bir yelpazeye yayılan teşvikler verildiğini kaydetti.

“Kitabımız oluşuyor, bu işler bittiğinde bunları kaleme alacağız”


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası siyasette edindiği tecrübeyi kitaplaştıracağını belirterek, “Bu noktada epeyce tecrübe edindik, hakikaten kitabımız oluşuyor. İnşallah bu iş bittiğinde bunları kaleme alacağız. Gerçekleri daha çok ortaya koyacağız” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Global Girişimcilik Kongresi'ne katıldı. Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada hem siyasetin hem de ticaretin odak noktalarının değiştiğini kaydetti. Dünyanın tek bir merkezden yönetilemeyecek kadar büyük olduğunu vurgulayan Erdoğan, eski sistemde ekonomiden elde edilen gücün siyasi müdahalelere yol açacak şekilde kullanıldığını söyledi.

Türkiye’nin IMF ile yaptığı anlaşmayı örnek gösteren Erdoğan, “Davos'ta toplantı yapıyoruz. O dönemi IMF başkanı ile görüşüyoruz. Kendilerine 23.5 milyar dolar borcumuz var. Açık konuşayım. Kendisi ile konuşurken borcumuz var ama onlar bizim ekonomimizle ilgili masaya oturup bunları konuşmuyor. Ya siyasetten de bizi idare etmek istiyorlar. Dedim ki ‘Bakın siz Türkiye’ye belli bir borç verdiniz, teşekkür ederim. Taksitleri alıyor musunuz, alıyorsunuz. Zaman zaman hesapları kontrol ediyor musunuz, ediyorsunuz. Ama siyaseten de idare etmek istersen bu ülkenin başbakanı benim, kusura bakma buna karışamazsın.’ Şimdi IMF’in ruhunda vesayetçilik var. Dünyanın zavallı garip ülkelerinin birçoğu bunların bu anlayışından kurtulamadıkları için onları inim inim inletiyorlar. Ve 2013’de biz IMF borcumuzu ödedik, bitirdik. Ondan sonra 5 milyar avro bizden borç istediler. Arkadaşlar sordu ‘verin’ dedik. Bunlar baktılar Türkler şaşırdı verecekler, bu borcu almaktan vazgeçtiler. Biz yolumuza onlar yoluna. Bunu niye söylüyorum. Girişimci ruhu olan devletler topluluğunun bu dünyada kendi kurduğu kurumları da çok iyi dizayn etmesi lazım. IMF’i kuran ki devletler” diye konuştu.

“Borçlanmalar altın ile olsun, devletleri kur baskısından kurtaralım”
Uluslararası alandaki borçlandırmaların dolar yerine altın ile yapılması konusundaki görüşünü yineleyen Erdoğan, “Ben diyorum ki bu borçlandırmalar altın ile olsun. Altının bu noktadaki ayarı bir şeye benzemez. Biz dolarla sürekli olarak dünya bir kur baskısı altında kalıyor. Devletleri bu kur baskısından kurtarmamız lazım. Altın tarih boyunca hiçbir zaman bir baskı unsuru olmamıştır. Dolayısıyla da altınla bu adım atılsın. Bazı emperyal ülkeler Afrika’nın topraklarındaki altınları, elmasları gittiler topladılar. Oralara bir faydası oldu mu, olmadı. İşte ben girişimci ruhunu insanlık için kullanan değerli dostlara da bunu hatırlatmak istiyorum. Teknik anlamda elbette uluslararası kuruluşlardan destek alınabilir ama bunun sınırının iyi belirlenmesi gerekir. Doğu Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya kadar geniş bir alanda küresel planlamalarla siyasal değişimlere özellikle gidilmesi, ama hemen hepsi de bu art niyetler sebebiyle başarısız olmuştur. Bunun bedelini de dökülen kanlar, yıkılan şehirler olarak o ülke insanları ödemiştir” şeklinde konuştu.
Suriye’de ABD, Fransa ve İngiltere tarafından yapılan hava saldırısının maliyetinin milyarlarca doları bulduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Sayın Trump da ifade etti, trilyonlar konuştu. Eski Bush göreve geldiğinde Amerika başında oydu. İlk Irak’a vurduklarında onunla vurdular. Daha sonra Obama aynı şekilde devam etti” açıklamalarında bulundu.

“Hakikaten kitabımız oluşuyor, inşallah bu iş bittiğinde bunları kaleme alacağız”
Siyasi anlamda oldukça tecrübe edindiğini anlatan Erdoğan, “Bu noktada epeyce tecrübe edindik, hakikaten kitabımız oluşuyor. İnşallah bu iş bittiğinde bunları kaleme alacağız. Gerçekleri daha çok ortaya koyacağız. Tecrübe edilmiş olarak ortaya koyacağız. İstiyoruz ki dünya bunları girişimci ruhunda çok farklı şekilde yoğursun. Avrupa’nın mülteci göçü karşısında yaşadığı panik ve insanlık dışı önlemleri unutamayız. Bizim Suriye’de 911 kilometre sınırımız var. İlk vurdukları yer biz oluyoruz, kimse bize ‘sus’ diyemez. Peki 12 bin kilometre mesafeden buraya niye gelinir. Öbür taraftan Avrupa’dan buraya vurmak için niye gelinir. Bunların hepsi düşündürücü. Kimseyi zalimlerin insafına veya denizlerde boğulmaya terk etmeden herkese kapımızı ve soframızı açtık. Ülkemize verilen sözlerin tutulmamasına rağmen bu tutumdan taviz vermedik” ifadelerini kullandı.

“Rejimin ve terör örgütlerinin baskıları, zulümleri devam ettiği müddetçe Türkiye’nin normalleşmesi mümkün değildir”
Türkiye’nin terörle mücadelesinin devam edeceğinin altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemize gelen mültecilerin sebebi olan aynı zamanda Suriye topraklarında ülkemize yönelik tehditleri kaynağı durumundaki terör örgütlerinin üzerine gittik. Türkiye’nin kimsenin toprağında gözü yoktur. Yaptığımız operasyonların iki amacı vardır. Birincisi ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak, ikincisi mülteciler için Suriye’de güvenli, huzurlu bir bölge oluşturmaktır. Nitekim güvenli hale getirdiğimiz Suriye topraklarına yüzbinlerce mülteci geri dönmüştür. Şimdi Afrin’de de bir o kadar dönecektir. Suriye’de sadece Türkiye’nin kontrolündeki yerlere böyle bir dönüş yaşanmaktadır. Rejimin ve terör örgütlerinin baskıları, zulümleri devam ettiği müddetçe Türkiye’nin normalleşmesi mümkün değildir. Biz hem kendimizi, hem Suriye halkının hem de tüm dünyanın güvenliği için bölgedeki barış operasyonlarını sürdüreceğiz.”

“İstediğiniz yerde izin çıkarıyorsunuz ama Türkiye’ye gelince çıkmıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde de ciddi atılımlar yapıldığını hatırlatarak, “Şu an itibariyle Türkiye olarak eskiden beri yaptığımız her siyasi ve ekonomik atılımın ardından bize de benzer çelmeler taktılar. Silahlı insansız hava aracı istedik, insansız hava aracı istedik Batı hep şunu söyledi; ‘Kongreden izin çıkmıyor’ dedi. Ama istediğiniz yere istediğiniz izni çıkarıyorsunuz. Türkiye’ye gelince çıkmıyor. Bu tür komşular bizi mülk sahibi yaptı, ev sahibi yaptı. Şimdi bunları üretir hale geldik. İyi oldu. Ali Sabancı artık Pegasus’unu gidip yurt dışından almayacak. Onları artık biz burada üretir hale geçeğiz. Çünkü girişimci ruhu sıradan bir olay değil. Yerli otomobil konusunda 5 girişimcimiz adımını attı. 5 girişimcimizle yerli otomobilimizi kendimiz üreteceğiz. Ama uçağımızı da üreteceğiz. İdealler büyük hayallerle gerçekleşir” dedi.

Etiketler: Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Olmaz olsun böyle barış"

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle