Aşk olsun yüreğinizde! (II)

13.11.2017 14:36

Her neyle uğraşıyorsan uğraş, uğraşını sevmek zorundasın bunu sakın unutma!



Bitki toprağı sevmese ona güzelliği verir mi hiç.
Hem köğrek kadar canı, dokunsan kopacak gövdesiyle, onca kalın toprağı, hatta taşı yarıp da umutsuzlara umut olur muydu hiç.
Olmazdı.
O kimin yardımıyla, incecik bedeniyle yerin altında, hem de bütün güzelliğiyle;
Seni,
Beni,
Hepimizi karşılamak adına karşımıza çıkıyor?
Ne adına?
Aşk adına, aşk!
Korkmadı toprağın heybetinden…
Dışarıya çıkma aşkı son sürat arzuya dönüşünce, dağlar dayanmaz ki!
*
Önce kendisiyle konuştu yerin altında…
“Hep böyle karanlıkta kalmayacaksın ya?” dedi, insanlar senin ne kadar güzel olduğunu fark etmeli artık.
Kim dedi?
Ekinler,
Otlar, börtü böcekler!
Kime dedi?
Kendilerine…
Kimden güç aldılar?
Yaradan’ından!
O zaman?
O zaman, sahipsiz olmadığını öğrendi.
Önce sahipsiz olmadığına inanmak gerek insan!
Ve ekinler toprağın altında büyümeğe hazırladı kendini,
Önce kendi cüssesine göre kök saldı yerin derinliklerine doğru ve sonra da ondan güç alarak, bir sıçrayışta çıkmak için yerin üstüne…
*
Çaresi yok ki…
Madem, orada bekleyenleri var!
Madem, kendisinden öncekiler de her baharın gelişiyle toprağın karanlığını terk ederek, güneşin aydınlığına bırakıvermişlerdi kendilerini…
O zaman sen de niye yapamayasın ki?
Kendi aydınlığını niye yakalayamayasın?
*
Sen?
Evet, sen?
Bu yazıyı sayfaya aktardığında ‘yazım hatası var mı?’ diye kontrol eden meslektaşım,
Bu yazıyı okuyan okurum.
Neden kendini kapattın kendi iç dünyana?
Etrafına bak -kötülükler olsa da- o kadar güzellikler var ki!
Kötülüklerle uğraşmak için kendini hazırlarken, güzellikleri es geçtiğin için kendine haksızlık etmiyor musun?
*
Unutma sen şampiyonsun!
Şampiyonlara pes etmek yakışmaz!
Her neyle uğraşıyorsan uğraş, uğraşını sevmek zorundasın bunu sakın unutma!
Hastalığını sevmek zorundasın,
Sorunlarını sevmek zorundasın,
Seni önemsemeyenleri sevmek zorundasın,
Seni üzenleri,
Seni sevmeyenleri,
Seni yok sayanları sevmek zorundasın.
“Ve iyi ki onlar var.” diyebilecek kadar hâlâ güçlenmedin mi yoksa?
Yoksa sen kendinin bir aşkın, aşkı olduğunu hâlâ fark edemedin de ondan mı kaçarsın aşktan?
*
Yazık…
Bak etrafındaki onca mutlu insanlara?
Senden farkı ne?
Emin ol pek bir farkı yok.

(Devam edecek)