Cevdet Alperen - Kuran'ı Elimizden Aldılar

09.10.2018 16:05

Kuran okunup anlaşılmak üzere insanlara indirilmiş bir ilahi mükafattır.



Son zamanlarda  sosyal medyada "Kuran Müslümanlığı" ve "Sünnilik " tartışmalarını okudukça içime bir sıkıntı çöküyor.

Bir kesim Kuran'sız Müslümanlık olamaz derken, bir başka kesim Kuran olmasa da  Sünnet yeter diyor. Bazı kişiler  Kuran'ı anlamaya gerek yok, okunursa yeter. Gibi iddialarda bulunmaktadır.

Bu şaşırtıcı iddialarda bulunan kişileri çok samimi bulamıyorum.

Bir dönem 18 Yüzyıl ortalarında  Birleşik Krallık (İngiltere)  Başbakanı olan ve kendiside  bir İslam düşmanı olan  William  Ewvart Gladtone Osmanlı'nın  yıkılması için yapılan projelerin içine şu ifadeyi eklemiştir.

"TÜRKLERİN ELİNDEN  KURANI ALMADIKÇA  ONLARI YENEMEZSİNİZ"  Daha sonra    İngiltere ile yaptığımız savaşlar bu felsefe üzerine inşa edilmiştir. İngiltere Başbakanlarından  Çorçil de aynı sözleri  sarf etmiştir.

"Kurana gerek yok " "Sünnet Yeter " diyenlerin en azından yanlış olduğunu düşünüyorum.

Hz. Muhammed 'in Kuran ile münasebetleri ve ilişkileri  sayılamayacak kadar çoktur.  Bilhassa Kuran doğrudan HZ. Muhammed'e indirilmiştir. Bu kitabı önce Peygamber tanıdı.  Peygamber diğer insanlara tanıttı. Vahyin muhatabı Peygamberdir. Peygamber vazifesini yaptı. Kendisine verilen tebliğ görevini yerine getirdi.

Biz Kuranı  Peygamberden öğrendik. O, yazdırdı Kuranı. O , ezber ettirdi insanlara.  Eğer insanlar peygamberin yaptığı işlere sünnet diyorsa işte en bariz sünnet  Kuran'dır. Sadece " Kuran ile olmaz" diyenler  birazcık düşünürlerse  Peygambere Kuran dan başlayarak uymak zorundalar.  İslamiyet'in Peygamberimiz zamanından kalma tek yazılı kaynağı Kuran dır. Peygamber zamanından kalma yazılı kaynağı ikinci plana atıp kendisinden 150-200 sene sonra ortaya konan kaynaklar ile İslamiyeti anlamaya çalışmak  çelişkilere ve çatışmalara  sebep olur.

Peygamberimizin sunduğu  yazılı kaynak 23 yılda tamamlanmıştır. Bu kitap  Hz. Muhammed Mustafa (S.AV) zamanında en hassas bir şekilde yazılmış ve ezberletilmiştir.

Eğer Peygambere inanıyorsak onun getirdiği Kurana uymamız zorunludur. Kuran okunup anlaşılmak üzere insanlara indirilmiş bir ilahi mükafattır. 

Kuranı peygamber duyurdu. Vahiy Peygambere geldi. Kuranın ilahi olduğuna hiç kimse şahit değil. Biz Peygambere inandığımız için Kuranı kutsal kabul ettik.  O'nun duyurduğu, ezberlettiği, yazdırdığı ve yaşadığı Kuranı yok sayarak peygamberi sevemezsiniz. Peygamberi Kuransız anlamak mümkün değil. Çünkü O, "Yaşayan Kuran'dır"

Peygamberin sünnetleri ile  yaşamak demek onun bizzat yazdırdığı Kuranı okuyup anlamak ve yaşamaktır. Yoksa o gününün iklim şartları ile giyinmek, imkansızlıklar  içinde emek ve yemek usulleri bana göre İslami kural değildir. Kuranı canlı bilinçli okuyup anlamazsak zaferi kaybederiz.

İngilizlerin istediği gibi Kuranı elimizden kaybetmek üzereyiz. Şu gün için binlere Kuran kursu ve İmam hatipler ve İlahiyat  okulları var. Ama halen Kuran anlaşılmak için okunmuyor. Türk İslam alemi kendini yenilemeli. Kuranı anlamak için bir metot geliştirmeli. Okunan bir yazı anlaşılmıyorsa boşa okunmuş olursunuz. Kuran elimizden alındı !....