ERGENLİKTE, “KIZ-ERKEK” GRUPLAŞMALARI

13.01.2018 13:58

Ergenin oluşturduğu gurup onun bütün dünyasını kapsar.



Gençlik çağının ilk geçiş özelliğini, “gruplaşmalar ve arkadaşlıklar” oluşturuyor.
      Kültürlere ve inançlara göre bir takım değişiklikler olsa bile, genele baktığımızda “gruplaşmalar”  ve arkadaşlıklar devamlı oluyor.
    Kendine özgü yeni bir dünya kurmaya çalışan gencin, dayanabileceği en önemli güven kaynağı arkadaşlarıdır.
     En kıymetli varlık insan olmakla beraber, en aciz ve muhtaç varlık da yine insandır.
    Bu açıdan, bir başkasıyla işbirliğine ve dayanışma içinde olmaya her zaman ihtiyaç vardır.
     Özellikle ergenlik çağındaki bir gencin sevinçlerini, üzüntülerini paylaşmak için “içten dostlara” daha fazla ihtiyacı vardır.
     Ergenlikte arkadaş, anne ve babadan da daha öndedir.
     Çünkü duygularını en iyi paylaştığı kişi arkadaşıdır.
     Bu bağlamda, ergen için arkadaşları büyük önem taşıyor.
    Bir gencin arkadaşları çoğaldığında hemen bir ”grup oluşturma” yoluna giderler.
    Arkadaş uğruna, oluşturduğu grup adına ailesini, anne ve babasını bile karşısına alabilirler.

                             @@@@@@@@@@@@@@

Ergenin oluşturduğu gurup onun bütün dünyasını kapsar.
    Bu grupların kendi aralarında “yazısız kuralları vardır.”
    Kurallarına uyan kişilerle birçok şeyi paylaşırlar.
    Bu açıdan her genç, bir arkadaş gurubuyla olmak ister.
   “Erkeklerin kurdukları guruplar” daha kalabalık ve aktiftir.
    İlişkileri yüzeyseldir, sıradandır ama onun dünyasında çok değerli ve önemlidir.
    Her an eyleme ve maceraya yönelik potansiyeli içindedir.
   “Kızlardan oluşan guruplar ise” daha küçük ve pasiftir.
    İlişkileri ise daha sıkıdır.
    Samimi ve içtenlikle birbirlerine bağlıdırlar.
    Fıtratları gereği daha erken “duygusal olgunluğa” ulaşır ve duygularını kontrol altında tutarlar.

                   @@@@@@@@@@@@@

Arkadaşlık İçgüdüsünü meşru hale getirebilmek için başta anne baba olmak üzere çocuğu küçük yaşlarda “iyi ve kötü arkadaşlar” öğretilmeli.
    Arkadaşlık duygusu “fıtrattan gelen” bir duygudur.
   “Paylaşmaya ve rahatlamaya” yönelik bir ihtiyaçtır.
    Küçük çocuklar yalnız kendi akranlarıyla ilgilenirler.
    Okul öncesi çağda, yani 3 yaş dolaylarında “kız-erkek karışık oynamak isterler.”
    Toplu oyunlarda ve evcilik oyunlarında kızlar “anne”, erkekler de “baba” rolü oynamayı yeğlerler.
     İstedikleri rolü oynamazlarsa küserler, ya da mızıkçılık yaparlar.
    12 yaşından sonra, “erken gelişen kızlarda,” erkek çocuklara yakınlaşma, onların ilgisini çekme, beğenisini kazanma eğilimi ortaya çıkmaya başlar.
     “Ergenlik çağına giren erkekler ise,”  kızlara ilgi duyduklarını açıkça belli ederler.
     Daha sonraki yıllarda kızlı erkekli karma ortamlarda birlikte gezme, kümeleşme ve arkadaş olma isteği öne çıkar.
     Kız-erkek arasındaki bu yakınlaşma her insanın fıtratında olan bir duygudur.
     Bu duygu,  meşru şartlar içerisinde” kullanıldığında sağlıklı ve yararlı olur.

                            @@@@@@@@@@@@@

İyi ve kötü arkadaşları ayırt etmekle başlar kişilik ve karakter dediğimiz kavramlar.
    “İyilik ve kötülük” kavramları aileden ve okuldan aldığı kültürel değerlerle ilgilidir.
    Bu değerler ne kadar sağlam kaynaktan verilirse, gençler de o derece “sağlam karakterli “ olurlar.
    Bu kimlik verilmediği takdirde gençler, “kötü niyetli tacirlerin” tuzaklarına her zaman düşebilirler.
    Erkekler için ”uyuşturucu tuzakları” kurulduğunu, kızlar için de “fuhuş sektörü” oluşturulduğunu artık hepimiz biliyoruz.
    Ergenlik çağındaki gençlerin masum duygularını kullanarak kız ve erkeklerin nasıl tuzaklara düşürüldüğünü televizyonlarda, filmlerde ve yazılı basında devamlı gözlemliyoruz.
    Böyle durumlarda,“meşru davranışlar” gençlere verilmediği takdirde, “gayri meşru” davranışlar devreye girer.

Web: www.mtopaloglu.com

e-posta: topaloglumstafa@hotmail.com

facebook: facebook.com/mktopaloglu

twitter: twitter.com/mktopaloglu