Kahramanmaraş’ın Bay Kuşları

Son Güncelleme : 08.10.2018 20:10

Baykuşlar gözlerin yapıları nedeniyle gözlerini oynatamazlar bir yere bakmak için kafalarını oynatması gerekmektedir.



Herkes birinden şikâyetçi; Vali, belediye başkanı, milletvekili, daire başkanı, kurum müdürü, öğrenci, öğretmen, veli, çevre, yönetici, bürokrasi, doktor, hasta, polis, mühendis, işçi, patron…

Elimizde kalan ise dedikodudan öte değil. Bu durum ise Kahramanmaraş için vahim bir durum. İşini yapan işini yapmayandan ve işini yapmayanda işini yapandan şikâyetçi. Orta yolunu maalesef bulamıyoruz. Orta yolunu bulsak ona da şükür edeceğiz. Alışagelmiş yanlışlar zinciri bir türlü kırılamıyor.

Sürekli bir beklenti içinde bırakılan vatandaş, artık verilen sözlerin gerçekleşmesi için ‘ya sabır’ çekiyor. Sorunları çözmek yerine sorunları ötelemek en iyi yapılan iş. Kahramanmaraş’ın bay kuşları oradan oraya uçarken geldi çattı seçim zamanı. Geride kalan süreci değerlendirerek, ‘bakın bunları yaptık’ diyecek vakitleri dahi olmayanlar, bir yandan koltuğu koruma diğer yandan da vatandaşın gönlünü alma derdinde maalesef. Oysa göreve geldiği ilk günden bugüne hizmet politikaları olmuş olsaydı bu gün kendilerini ve hizmetlerini anlatma gibi bir zaman kaybı yaşamayacaklardı.

Şu gerçeği unutmamak gerek, büyükşehir ile bu zamana kadar özlemle beklenen yatırımlarla buluşmaya başladı Kahramanmaraş. Lakin özlem duyduğumuz yatırımlar o kadar çok fazla ki yapılan yatırımlar dipsiz kuyuyu doldurmaya çalışmak gibi.

Başarı ekipte saklı; destek olmak yerine köstek olanları da bir köşeye yazdık. Kimi cezasını aldı, kimileri de bildiğinden geri kalmadı. Şehrin evladı dediğimiz elden daha el olma yolunu seçti, koltuk derdine düştü. Şehrin evladı olmayan ise koltuğunu koruma derdinde sallabaşı al maaşı tarzında iş yaptı.

Vurdumduymaz koltuk yöneticiliğinin önüne geçilmeli, kent siyasilerin telkinleriyle değil, işin ehli ve Kahramanmaraş sevdalısı kişilerle birlikte doğru bir şekilde yönetilmeli. Ekip ruhunu %30 dahi yakalasak bugün Kahramanmaraş’a yapılan hizmetlerin toplamından 10 kat daha fazla yatırım sağlanmış olurdu. İkili ilişkilerin kurulamadığı bürokrat duvarını ortadan kaldırırdık.

*Kahramanmaraş jeopolitik konumu itibariyle İç Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgelerinin kesişim noktası olmasına rağmen yol mağduru bir şehirdi. Yolu olmayan bir şehir yıllarca turizm ve ticaret sektöründen nasibini almadı.

*İçinden Ceyhan nehrinin aktığı ve yaylalarının arasının 1 saat olduğu, ikliminin dünyanın yaşanmaya en elverişli şehir olduğu gerçeği asla yatırıma dönüşmedi. Şehrin markası olacak yerler ucuz yollu peşkeşin adı, rantın kapısı oldu.

*Kuş Cenneti Kumaşır Gölü kurudu, Gavur Gölü kurutuldu, Yeşligöz teller arasında çevrildi, Döngel Magralı turizme kazandırılamadı. Bir dönem Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal oldu, Germenicia Antik Kenti için gönderilen yatırım bekletildi durdu. Çok tepki çekti, küçük bir alan müze olarak açıldı. Ve büyük bir iş olarak gösterildi. 2018 yılında bu bölge için müze müdürlüğü hiçbir çalışma yapmadı.

*Stadyum diye diye dillerde tüy bitti. Söz verildi ama Kahramanmaraşspor’u iş adamları unuttu.

*Ilıca kaplıcaları için yol sözü verildi Dönemin Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak tarafından ama o da sözde kaldı. Sözde kalınca Başbakan Yardımcımız oldu ama geride şehre bir imzası olacak yatırım olmadı.

*Belediyelerimiz özgül kaynakları ile yatırım yapmaya çalıştı, bütçesini dağları devirmekle bitirdi. Karayolları hiç oralı olmadı çünkü milletvekillerinin sözü bir müdüre geçmedi. Buna şahit olduk. Milletvekili aradı, müdür telefona bakmadı!

*Kahramanmaraş’ın eksik noktası da bu, kendi göbeğimizi kendimiz kesmeğe çalışıyoruz ama gücümüz sınırlı. Dirayetli vekillerimiz olmuş olsaydı masaya yumruğunu vuran, birkaç müdürü yerinden eden o zaman işler hız kazanırdı. Milletvekilleri belediyeler konusunda elini hiç taşın altına koymadı. Boy gösterisi yapıp gezdiler ve devam ediyorlar.

Kısa bir örnek, Kahramanmaraş’tan suyu alıp Gaziantep’e götüren Başkan Şahin, tüm yükü DSİ’ye yükledi. Belediye kasasından bütçe ayırmak zorunda kalmadı.

*Buna rağmen işin ehli başkanlar güzelliklere de imza attı. Yedi Kuyular Kayak Merkezi, Bisiklet Yolu, At Biniciliği gibi belediyeye bütçe kazandıracak işler yaptı.

*Bir belediye başkanını değerlendirirken belediyenin yapmakla yükümlü olduğu işleri bir köşeye bırakarak değerlendirin. Bütçesine gelir sağlayacak yatırımı yapan başkan başarılı başkandır. Cesur kararlar alıp yatırım yapan başkan başarılıdır. Başkasının sözü ile hareket etmeyip, işini yapan başkan başarılıdır. Yukarıda dediğimiz gibi, kent siyasilerin telkinleriyle değil, işin ehli ve Kahramanmaraş sevdalısı kişilerle birlikte doğru bir şekilde yönetilmelidir. Bunu yapabilen başkan başarılıdır.

*Dondurma Festivali, Kitap Fuarı, Avasım Festivali, Bilgi ve Kültür Evleri, Çok Amaçlı Spor Tesisleri, Konak Restorasyonları başlı başına Kahramanmaraş’a değer katan başkanların başarısıdır. Sosyal Belediyecilik, yol, su, çevre vb.. çalışmalar zaten belediyeciliğin asli görevi.

*Yukarıda maddeler haline sıralanan olayları tek başına değerlendirdiğinizde sıradan olaylar gibi görülüyor fakat fotoğrafın tamamına bakıldığında ben sıradan olaylar gibi değerlendirmiyorum. Kahramanmaraş’ın eksik yanı işlerin Ankara ayağının olmamasından kaynaklanıyor. Bay Kuşlar diyorum ama ben, siz ne dersiniz bilemem! Başbakan Yardımcısı olmuş bir şehrin sorunlarının bir yerde toplanması ne kadar acı değil mi?

*Kahramanmaraş – Göksun yolu için çaba sarf eden vekillerimizden bir isteğim var. Diğer sorunlarımız içinde birlikteliğinize ihtiyacımız var. Kahramanmaraş’ın öncelikle bir plan ve projeye ihtiyacı var. Buna yatırımda öncelik sıralaması diyebiliriz. Ve artı olarak Kahramanmaraş’ın neye ihtiyacı olduğunu bilen proje üretebilecek yöneticilere, kurum müdürlerine, daire başkanlarına…

Değişimden söz edeceksek öncelikle şehrin önünde engel olanları koltuğundan etmekle başlayalım. Adama göre iş değil, işe göre adam önceliğiniz olsun…

Muhabbette Kalın…

 

BAYKUŞ

Baykuşların gözleri oldukça büyüktür. Geceleri net görmesinin sebebi de bununla orantılıdır.Başın ön tarafında yer alan gözler kusursuz bir yapıya sahiptir. Baykuşlarda hemen hemen vücudun yüzde 5 ağırlığını gözler oluşturur. Eğer bizim gözlerimizde onlarınki gibi olsaydı gözlerimiz ortalama bir greyfurt büyüklüğünde olması gerekirdi. Gözlerin öne doğru olması baykuşlara geniş menzilli bir dürbün görüşü sağlamaktadır. Baykuşların görüş alanı yaklaşık 110 derecedir. Baykuşların gözlerinin büyüklüğü sayesinde az ışıklı ortamlarda bile yeterli görüntü alabilecek kapasitededir. Bu büyüklük sayesinde nesnelerden gelen az ışıklı sinyalleri bile tespit edebilirler. Baykuşlar gözlerin yapıları nedeniyle gözlerini oynatamazlar bir yere bakmak için kafalarını oynatması gerekmektedir.