Şirvan Yücel - Parçalanmış Hayat

10.04.2018 17:29

Cahil insan, ölümün yaşamın sonu olduğuna inanıyor.



Parçalanmış hayat kimseye bir yarar sağlamaz, kişi hep eksik ve kendini yarım hisseder. Bunun asıl nedeni yaşamını parçalara ayrılmasıdır.

Bu konu üzerine Dünya Değişim Akademisi Uzmanları olarak  Yaşam Nedir ve Nasıl Doyasıya Yaşanır? Sorusuna cevap veriyorlar.

“Artık yaşamını toparlama zamanı gelmiştir! Yaşam parçalarını bir araya getir ve yaşamına bütünlük kazandır. Yalnızca o zaman yaşamı elde edebilirsin. Çünkü yaşamı parça parça değil, bir bütün olarak elde etmelisin.

Etrafta her parçalanmış kişiler ve parçalanmış yaşamlar görüyoruz. Kişilik parçalanınca yaşam da paramparça olur. O yüzden ilk yapılması gereken şey, bölünmüş kişiliği bütünlüğe kavuşturmaktır.

Yaşamın elde edilmesi yaşam ve ölüm meselesidir. O yüzden yaşamı elde eden, ölümü de elde etmektedir. Çünkü yaşmak ve ölüm aynı sürecin iki parçası, aynı madalyonun iki yüzüdür. Bu nedenle yaşamı bilen ölümü bilir.

Ölümü bilmek yaşamdan farklı olmadığını bilmek demektir. Yaşam bir kutlama olduğu için ölüm de bir kutlamadır. Ölümden korkan yaşamdan da korkar. O yüzden milyarlarca insan farkında olmadan yaşamdan korkmaktır.

İnsan asla korktuğu şeyi elde edemez. Bu nedenle de bir çok insan korktuğu yaşamı elde edemiyor, o yüzden de yaşamı doyasıya yaşayamıyor. Cahil insan, ölümün yaşamın sonu olduğuna inanıyor.

Bu cahilce bir inançtır çünkü ölüm bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Ölümle yaşam sona ermez, tam tersi yeni bir boyutta yenilenmiş olarak devam eder. Başka bir boyutta yenilenmiş olarak devam eder. Başka bir boyutta yeni bir başlangıç yapar.

Yaşamın ne olduğunu bilmeyen insan, ölümün yaşama karşı olduğuna inanır. İşte gerçek dışı inanç daha! Gerçek şu ki, ölüm yaşamın düşmanı değil, tam tersi dostudur. Yaşam devam edemeyeceği bir noktaya gelince ölüm onun başka bir boyutta devam etmesini sağlar.

Ölümü düşman olarak gören insan, yaşamı elde edemez çünkü yaşam ile birlikte ölümü de elde etmek zorundadır. Oysaki ölüm bir düşman olarak görmekte ve ondan ölesiye korkmaktadır. Bu yüzden de kişi ölüme düşmanca davranır, ölüm de bir gün onun işini bitirir.

Yaşam ve ölüm varoluşsal fenomenin iki kutbudur. Buna rağmen onlar aynı enerjinin içinde akmakta ve aynı enerjisi kaynaktan beslenmektedir. O yüzden yaşam ölüm birbirinin karşıtı değil, tam tersi birbirinin tamamlayıcısıdır.

Bu nedenle ölüm yaşamın bitişi değil, tamamlanmasıdır. Ölüm yaşamanı zirveye ulaşmasıdır. Yaşam ölüm zirvesine ulaştıktan sonra başka boyutta devam eder. Yani bitmez, yeniden başlar.” Bu muhteşem bilgiden sonra yazımızı bitiriyoruz.

HERKESİN HAYATINI BÜTÜN OLARAK YAŞAMASI DİLEĞİMLE...