Mesut Bilginer ile Teknokentler ve Hibe’ler Üzerine Özel Röportaj

Son Güncelleme : 09 Kasım 2017 01:11
Mesut Bilginer ile Teknokentler ve Hibe’ler Üzerine Özel Röportaj

Teknokentin Mimarı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İşletme Fakultesi Öğretim Görevlisi Mesut Bilginer Bey ile Özel Röportaj Yapma Fırsatını Yakaladık.

Bilim ve Teknolojide Vizyon Arayışımız Hakkında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İşletme Fakultesi Öğretim Görevlisi Mesut Bilginer Bey ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Ülke ekonomisi ve kalkınmanın artı ve eksilerini değerlendirdiğimiz bu röportaj yeni ufuklar arayışına girmenize ışık tutacaktır.

İlk Sorumuz tabii ki KSÜ Teknokent’in mimarisi olan Mesut Bilginer Bey’in Teknokent üzerine yazdığı kitap oldu. Kitap elimize ulaştığında içinde bir şehrin ekonomisinin geleceğini yazıyordu. Zaten röportajımızı da bunun üzerine gerçekleştirmek istedik. Bizleri kırmadığı için ayrıca nazik ve beyefendi kimliği ile gönüllerimizi de huzur ile buluşturduğu için buradan da teşekkür ederiz. Kahramanmaraş’ın her insanında saklı cevherler vardır. Yeter ki görmesini ve işlemesini bilin. Gizli saklı kalmış, alçak gönüllüğü de elden bırakmayan Mesut Bilginer Bey yazdığı TEKNOKENT kitabı ile şehrin geleceğine ve ekonomisine önerilerde bulunarak, bu değişim kaçınılmaz diyor.

Bilim ve Teknoloji de vizyon arayışları sürerken, inovasyon sistemleri üzerine çalışmalar, projeler ve seminerler ülkemizde gerçekleştirilmeye devam ediyor. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi TEKNOKENT çalışması üzerine, bu çalışmaları bir kitapta toplayan Bilginer ile uzun bir sohbet gerçekleştirdik. Bizde bu uzun sohbeti röportaj haline getirdik.

 

İşte Uzun sohbetten doğan röportajımız;

Teknokent Kitabını neden yazma ihtiyacı duydunuz?

Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl yaptığı “seferberlik” çağrısının ardından “ne yapabilirimi” düşünürken “Bilim ve Teknolojide Vizyon Arayışları: Teknokentler” kitabını yazmaya karar verdim. Bu kitapta ülkemizin daha iyi kalkınması için bazı tespitlerde ve önerilerde bulunuyorum.

Bu Tespit ve Önerilerinizin Temeli Nedir?

Bazı ülkeler doğal yeraltı kaynakları açısından çok şanslıdır. Diğer bazı ülkeler de katma değeri yüksek ürünlerin üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. En şanslı olan ülkeler ise hem doğal enerji kaynakları açısından zengin hem de katma değeri yüksek ürünlerin üreticisi olan ülkelerdir. Buna karşılık yeteri kadar yeraltı zenginliği olmayan ülkemiz açısından en büyük sorunlardan biri enerjide dışa bağımlılığımız ve yüksek teknolojili ürünler üretemediğimiz için ihracatımızın ithalatı karşılayamamasıdır.  O halde, TÜİK verilerine göre 2015 yılı ithalatımız 207,2 milyar ABD doları (bunun 55 milyar ABD doları tutarındaki kısmı enerji ithalatı),   yıllık ihracatımız 143,8 milyar ABD doları seviyesindeyken nasıl gelişebilir ve nasıl kalkınabiliriz?  

               Ülkemizin imalat sanayiinde üretimin yüzde 3,5’i yüksek teknolojili ürünlerden, yüzde 39,1’i düşük, yüzde 33,2’si ortanın altı, yüzde 24,1’i ise ortanın üstü teknolojili ürünlerden oluşmaktadır. İhraç ettiğimiz endüstriyel ürünlerinin içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 3,7’dir. Buna karşılık AB ülkelerinin toplam ihracatlarında ileri teknoloji ürünlerinin payı yüzde 19,8, ortanın üstü teknoloji ürünlerinin payı ise yüzde 41,1 oranındadır. Bundan dolayı bizim ihracatımızın kg fiyatı 1,5 ABD doları, AB ülkelerinin ihracatının kg fiyatı 4 ila 5 ABD doları seviyesindedir.             

Bu verilerden anlaşılacağı üzere ileri teknoloji ürünlerini üretebilmek için ülkenin önce bilime ve teknolojiye daha sonra da Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) ve yenilikçiliğe önem vermesi gerekiyor.Nitekim bilim ve teknoloji açısından ülkelerin gelişmişlik düzeyi, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) 'dan Ar-Ge’ye ayrılan kaynakla ölçülmektedir. ABD’de bu oran yüzde 3, diğer gelişmiş ülkelerde yüzde 2-3 kadardır. Ülkemizde de bu oran,  son 10 yılda sürekli artırılarak 2015 yılında yüzde 1,06 düzeyinde gerçekleşmiştir.

 

                  Bilim ve teknolojide diğer bir gelişmişlik kriteri patent başvuruları ve tescilleridir.  Birleşmiş Milletler (BM)’in özelleşmiş 17 örgütünden biri olan, İsviçre Cenevre merkezli Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) ‘Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri’ raporunda, 2014 yılında dünya çapında gerçekleşen patent başvuruları incelendi. Buna göre 2014’te bir önceki yıla göre yüzde 4.5 büyüme ile dünya çapında 2 milyon 680 bin 900 patent başvurusu yapıldı. Çin iki büyük rakibi ABD ve Japonya’yı geride bırakarak en çok başvuru yapan ülke oldu. Türkiye ise, 5 bin 97 patent başvurusu ile en iyi durumdaki 25 ülke içerisinde yer aldı. Bu bilgiler de gösteriyor ki buluş ve patent konusunda da gelişmiş ülkelerle aramızda kat etmemiz gereken mesafe bulunmaktadır.

 

             Bunların yanı sıra ülkelerin inovasyon yeteneği de önemli göstergelerdendir. Her yıl gerçekleştirilen Küresel İnovasyon Endeksi raporunun bu yıl 9.su Cornell Üniversitesi, INSEAD (The Business School forthe World) ve Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) işbirliği ile Ağustos 2016’da yayınlandı. Endekste 128 ülkenin inovasyon faaliyetleri ve ülkelerin uzun dönemli büyümeleri incelenerek üretim faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve iş yönünden gelişimlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. 

Endeksin veri setine göre inovasyon endeksinin girdileri:

* Kurum ve Kuruluşlar (politik çevre, düzenleyici çevre, iş çevresi);

* İnsan Kaynağı ve Araştırma (eğitim, yükseköğretim, ar-ge);

* Altyapı (bilişim, genel altyapı, sürdürülebilir çevre);

 * Pazar Gelişmişliği (kredi, yatırım, ticaret & rekabet) ve

* İş Gelişmişliği (bilgi işçileri, inovasyon çevresi, bilgi birikimi) göstergelerinden oluşmaktadır.

 Buna karşılık endeksin çıktıları ise

* Bilgi ve Teknoloji Çıktıları (bilgi üretimi, etkisi ve yayılımı) ve 

* Yenilikçi Çıktılardan (maddi olmayan varlıklar, yenilikçi ürün ve hizmetler, çevrimiçi yaratıcılık)  oluşmaktadır.

 

İnovasyon değerlerinde Ülkemizin durumu nedir?

 

                  Türkiye, 128 ülke arasında yapılan genel sıralamada 2015 yılında 58. olarak yer alırken 2016’da 42. sırada yer almaktadır. Bunun yanı sıra, Bloomberg tarafından 84 ülke arasında yapılan İnovasyon Endeksi’nde ise ülkemiz, dünyanın en yenilikçi 36. ülkesi oldu.                   Her iki inovasyon endeksi de gösteriyor ki, her ne kadar bu alanda da olumlu gelişmeler olsa da gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı kapatabilmemiz için yenilikçilik kültürünün gelişmesine ihtiyacımız bulunmaktadır.

 

                  Ülkemizin Ar-Ge ve yenilikçilik sorunu aslında biraz da kültürel bakış açımızla ilgilidir. “Eski köye yeni adet getirme” ve “başımıza icat çıkarma” gibi mottolarla büyüyen bizlerin kesinlikle bir paradigma değişikliğine giderek zihinsel kodlarımızı güncellemeyi böylece “icat çıkarmayı” ve “yeni şeyler söylemeyi” öğrenmemiz gerekiyor.

 

Nitekim Hz. Mevlânâ’ya ait olduğu iddia edilen dizelerdeki gibi:

 

Her gün bir yerden göçmek ne iyi, 
Her gün bir yere  konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan  akmak ne hoş, 
Dünle beraber  gitti cancağızım, 
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

 

Geçenlerde bir TV programında bir uzman konuk “ekonomik kalkınmanın gerçekleşebilmesi için yapısal reformlar yapılmalı ve katma değeri yüksek ürünler üretilmeli” diyor ama arkasını getiremiyordu. Klişe laflardan ziyâde somut öneriler bekliyordum; arkası gelmedi. Kim yapmalı? Ne yapılmalı? Niçin yapılmalı? Nasıl yapılmalı? Nerede yapılmalı?

 

Sayın ALYAZ, ( Burada biraz da hiddetlenerek konuşmasına devam etti. Hiddetlenmesinin sebebi ise konuya yabancı olanların çıkıp orada burada atıp tutması…)

 

Buraya kadar sabırla dinlediniz;  çok zamanınızı aldım. Lütfen hakkınızı helal ediniz. Yüksek sesle düşünüyor ve kendimce öneriler sunuyorum.

 

Biliyorsunuz, ABD’deki Silikon Vadisi örneğinden yola çıkarak 2001 yılından itibaren ülkemizde de Üniversitelerimizin içinde ve Üniversite-özel sektör ortaklığı ile Teknokent A.Ş. (Teknopark)’ler kurulmaktadır. Böylece Üniversite-sanayi işbirliğinin bütün boyutlarıyla gerçekleşebileceği, ortaklaşa ARGE yapılabileceği, hocaların ve öğrencilerin de kendi ARGE şirketlerini kurabilmeleri için teşvik edilebileceği bir yapı geliştirilmektedir.

 

Gençler, özellikle de gençler! Onları nasıl geleceğe hazırlayacağız? Kendi hayallerini gerçekleştirebilmeleri açısından onları nasıl destekleyeceğiz?

TUBİTAK tarafından “1512 Tekno-girişim Sermaye Destek Programı ” adıyla bir program yürütülmekte ve üniversite son sınıf, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin veya en çok 10 yıl önce doktorasını tamamlamış olan akademisyenlerin yeni/yenilikçi fikirlerini ticarileştirebilmek için şirket kurabilmelerine imkân tanımaktır. Söz konusu desteği hak kazananlara 1 yıl içerisinde 150.000,- TL hibe verilmektedir. Bu destekten yararlanmak üzere kurulan AR-GE şirketi, Teknokent A.Ş.  tarafından verilen ücretsiz danışmanlık hizmetlerinden yararlandırılmakta ve ofis kiralarında % 50 indirim uygulanmaktadır.

Teknogirişim Sermayesi Desteği alarak kurulmuş olan şirketler, destek bitiş tarihten sonraki 24 ay içerisinde Aşama 3 kapsamında TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı’na başvuruda bulunabilir. Bu desteğin tutarı da 500.000,-TL’dir.

        Hayallerim ve fikirlerim var diyen bir genç toplamda 650.000,-TL’ye kadar hibe alarak söz konusu buluşunu ticarileştirebilir ve seri üretime geçebilir. Bu olağanüstü bir destektir.

Ayrıca KOSGEB tarafından şirket kuran girişimcilerin şirket kurma ve demirbaş alımı masrafları ile ayrıca kendi markasını tescil ettirmesi ve geliştirdiği ürünün patentini alabilmesi için 30.000,-TL tutarında hibe yoluyla desteklenmektedir.

  Üniversite öğrencilerinin bunlardan ne kadar haberi var?

Kendi çalıştığım Üniversite de dahi toplantılar yapıyoruz; ancak 300-400 öğrenciye ulaşabiliyoruz. Hâlbuki bütün gençlere ulaşabilmemiz ve bu destekleri anlatabilmemiz gerekmektedir. Eğer, bütün bunların amacı ses getirecek ve çığır açacak bir fikir, bir proje, bir buluş ve bunu başaracak bir genç girişimci ortaya çıkarmak ise bu başarının hangi Teknokentte ve Üniversitede gerçekleşeceğini kim bilebilir? Zaten Teknokentlerin bir amacı da bulunduğu coğrafyadaki yenilikçi gençlerin yeteneklerini ortaya koyabileceği bir ekosistem oluşturmak değil midir?

                O halde, bütün destekler gençlerin merakını çekecek klip tadında kamu spotlarıyla TV’lerden duyurulabilir mi? Tüm bu destekler, öğrencilerin cep telefonlarına ve mail adreslerine kolay okunabilen kısa ve öz bilgilerle duyurulabilir mi?

                 Tıp Fakülteleri ve Diş Hekimliği Fakülteleri dâhil olmak üzere bütün okullarda bu konuların ve desteklerin anlatılabileceği seçmeli de olsa girişimcilik dersleri konulabilir mi? Çünkü onlar da kendi alanlarında faaliyet gösterecek ARGE şirketlerini nasıl kurabileceğini öğrenmelidir. Genelde işletme ve mühendislik fakültelerinde bu dersler okutuluyor ama diğer öğrencilerin haberi olmuyor.

                  YÖK, bu konuda Üniversitelere yönelik bir tavsiye kararı alabilir mi?

 Ülkemizin bilim ve teknolojide sınıf atlayabilmesi için diğer bazı büyük ölçekli devlet destekleri de sunulmaktadır.

Nitekim 10.07.2014/29056 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun’la Yükseköğretim kurumları bünyesinde, yetişmiş nitelikli insan gücünün katkısıyla Araştırma Altyapıları kurulmasına imkân sağlanmıştır. Söz konusu birimler günün modern teknolojilerine dayalı makine-teçhizat, donanım ve yazılımı içinde bulunduran, Ar-Ge faaliyetlerinin yapıldığı ileri araştırma laboratuvarı, tematik araştırma laboratuvarı ile merkezî araştırma laboratuvarı olarak sınıflandırılmaktadır. Araştırma altyapıları, yükseköğretim kurumu yerleşkelerinde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait alanlarda, teknoloji geliştirme bölgelerinde, organize sanayi bölgelerinde ve endüstri bölgelerinde kurulabilir. Bina ve diğer taşınmaz unsurların özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından karşılanması durumunda, araştırma altyapıları özel sektör ve sivil toplum kuruluşuna ait arazilerde de kurulabilir.

            Ayrıca, kalkınma planlan ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda ülkemizin mevcut durumda veya gelecekte ortaya çıkabilecek kritik ihtiyaçlarını karşılayacak, arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığım azaltacak, teknolojik dönüşümünü gerçekleştirecek, yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve yüksek katma değerli yatırımların proje bazlı olarak desteklenmesini için hazırlanan Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımları Verilmesine İlişkin 26.11.2016 tarih ve 2016/9495 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı da Resmi Gazetede yayımlanmıştır.  Gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası/iadesi, 10 yıla kadar vergi istisnası ve sigorta primi işveren hissesi desteği, nitelikli personel, faiz, enerji ve altyapı desteği, sermaye katkısı, yatırım yeri tahsisi ve kamu alım garantisi ile desteklenmesine karar verilen sabit yatırım tutarının asgari 100 Milyon ABD Doları olması gerekmektedir. Kamuoyunda  “süper teşvik paketi” olarak nitelendirilen bu desteğin Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun aldığı karara ve NACE kodlarına göre belirlenen öncelikli alanlarda yapılabileceği düşünülmektedir. Söz konusu öncelikli alanların ana başlıkları özet olarak şunlardır: Enerji,  Su,  Gıda, Savunma sanayi,  Uzay,  Makine İmalat,  Otomotiv,  Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve Sağlık(İlaç, Aşı, Biyomalzeme, Biyomedikal Ekipmanlar…)

Özellikle yurt dışına bağımlı olduğumuz ve ithalat-ihracat dengesinin aleyhimize çalıştığı bu alanlarda yapılacak yatırımlarda üretilecek yüksek teknolojili ürünlerle ihracatımız artacak ithalatımız azalacaktır.

Gerek Araştırma Altyapılarının gerekse Proje Bazlı Yatırımların, Anadolu’daki arazisi müsait olan Teknokent ve Üniversitelerde kurulması ciddiyetle ele alınmalıdır. Söz konusu Teknokent ve Üniversitelerin yatırımcılara fizibilite, yönetim, finans, muhasebe, vergi, hukuk, mühendislik alanlarında danışmanlık yapabilmesi ve gerektiğinde Teknokent A.Ş. vasıtasıyla ortak olması mümkündür.

                 TOBB ve bağlı odalar tarafından bu desteklere ilişkin toplantılar yapıldı.Ancak yeterli değil. Çünkü yüz yüze görüştüğümüz iş adamları uygun ortam olduğunda hangi yeni alanlara yatırım yapabileceğini soruyor. Acaba, TOBB yeni etkinlik başlatabilir mi? Bütün büyükşehirlerde; Valilik, Belediye, Üniversite, Teknokent, İş adamları dernekleri ile Ticaret ve Sanayi Odaları hep birlikte, o illerde hangi öncelikli alanlarda yatırım yapılabileceğine dair çalıştaylar ve arama konferansları düzenleyebilir mi?

Cumhuriyet tarihinin bu en büyük yatırımları ve destekleri ile ülkemiz adeta teşvik cennetine döndü.

                 Bütün bu süreç daha etkin ve verimli sonuçlar doğurmaya başladığında, ülkemizin katma değeri yüksek ürünlerin ihracatçısı olabileceği, dış ticaretteki cari açığımızın cari fazlaya dönüşeceği, orta gelir tuzağından kurtularak fert başına düşen milli gelirimizin artacağı ve dünyadaki en gelişmiş 10 ülkeden biri olabileceğimiz değerlendirilmektedir.

                 O halde farkındalık oluşturmak için bıkmadan, usanmadan ve yorulmadan TV’lerde, STK’larda, TOBB’a bağlı Odalarda, Üniversitelerde ve hatta liselerde bilgilendirme toplantıları düzenlemeliyiz.

Mesut Bilginer Bey'e verdiği bilgiler için teşekkür ediyoruz. Bu röportajdan vardığımız sonuç şu ki, Türkiye'de bilim ve teknoloji olarak gelecek anlayışı henüz benimsenmiş durumda değil. Bunun sebeplerini ise röportajımızda Mesut Bilginer Bey açıkladı. Yapılan destek ve hibelerden haberdar olmayan bir topluluk olduğumuzu ve araştırmacı ruhumuzun zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Atı alan üsküdarı geçmeden; gençlerimiz ve gençlerimize ışık tutacak bilim insanlarımız daha fazla araştırma yapmak zorunda olduklarını bilmeliler. 

Bir diğer konu ise, bizleri kütüphane odasını açarak, uzun sohbet arasında limonota tadında hayat dersleri sohbeti de bizleri daha bir kendimize getirdi.

Bilim ve teknoloji üzerine araştırma yapmak isteyenler, geceleğe hızlı ve emin adımlarla çılıkş yolu arayanlar, Mesut Bilginer Bey'in TEKNOKENT kitabını mutlaka almalı ve ince ince detaylandırarak okumalıdır.

İş adamlarımız da değerli hocamızın fikirlerinden yararlanmalıdır diyorum.  

Etiketler: Teknokent, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Mesut Bilginer, İnovasyon, Hibe, Destek

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle